20090704

G-20

G-20, Pittsburgh'de olacak 24-25 Eylul tarihlerinde. Dunyanin beyni ya da dunyanin tassaklari burada, yanibasimda olacak desem yani, hic kendimden sey etmem, dogru olur yani. Tayyip bile burada olacak. Onu diyeyim ben.

Simdi bu elemanlarin burayi secmesinin nedeni, Pittsburgh'un 'global ekonomik kriz' adli canavardan en az etkilenen sehir olmasi. Velhasili, bunu boyle kagit hesaplarindan mi okumuslar, yoksa kulaktan mi duymuslar, gercekten bilmiyorum, 4-5 Turk cocukla tanistim burada ben; Maryland, Michigan, Dallas gibi farkli cografyalardan gelmisler Pittsburgh'e, is bulma umuduyla.

G-20 denince tabii benim aklima protestolar geliyor. Mesela bi tane gostereyim:



Burada neler olacak, merak icindeyim. Belki diyorum alirim elime tasi, atarim kafalarina. Ne diyorsunuz, hos olmaz mi?

20090618

Manifestos

Kose yazisi yazacagim simdi, efendice oturun dinleyin. Cit cikmasin.

Herhalde son zamanlarda Iran'da olan olaylara uzuldugum kadar hicbir seye uzulmedim. Yani ne bileyim, benim de duygularim var.
ekleyelim: -kandanadam, Iran'da bir reformisttir.

5posta'nin kapatilmis olmasi sinirlerimi bozdu. Isin icinde olan kim varsa bir 'amyarrak' heykeli dikecegim evinin onune.

Turkiye halen daha sirk havasindan, karnaval havasindan cikamamis. Beni rahatsiz ediyor bu ama 'cok da sikime' diyorum. Seninle ugrasamayacagim na oradan teee oraya kisrak basi gibi uzanan guzel ulkem. Lutfen bana uzak ol.

PETA, Obama'nin fiskeledigi sinege kafayi takmis. Hayvansiniz diye honkursem yuzlerine iltifat sayarlar. Lavuklar. Her seyin fazlasi zarar aga. Boyle biline.

"Yurtdisi" kavramina hastayim. Oyle merkezlemisiz ki kendimizi. Ya biz ya onlar. Biz zaten tekiz, onlar hepiniz, hepsileri.

Hadi tamam bu kadar. Dagilin. Uyuyacam.

20090514

Irkci oldum

Verdigim vergilerle bedavadan yasayip da bahsis vermeden kapisina kadar pizza goturulup adam muamelesi goren zenci arkadaslar yuzunden irkci olmus bulunmaktayim. Bugune kadar bu blog'da yazdigim butun ayrimcilik karsiti, efenime soyleyeyim, boyle insanlari asagilayan insanlara karsi ettigim butun kufurleri geri aliyorum. Siz hakliymissiniz diyorum hatta.

Hahahaaa. Yok lan demiyorum. Olmadim oyle bi sey. Pizza isteyen zenciden bi suphe duymuyor degilsem de su sira, yine okeydir, hayat anlayisimizda bir kayma yoktur. "Peace bro" der giderim yani.

Duzene kendimi duzduredurayim, dunya almis basini gitmis. Bi suru sacmalik yine etrafta. Kini kilinci kusanip savasmak da var ama, yorgunum.

Polis siddetini kiniyorum bu arada. Polis senin amina koyim diyorum. Cok da zamanim olmadigindan iste, buraya boyle, kitlesel mesaj birakiyorum. Nasil olsa benim alanim, benim dunyam. Beni seven herkesi seviyor, kalanindan da esit derecede nefret ediyorum. Baris icinde kalin.

Ulkeleri, otoriteyi, ya da yani emir veren hicbir seyi sevmiyorum. Anarsik olacam.

20090402

Free software song

Bunun burada durmasini istiyorum.

20090329

Yikilmayan adam

Su hayatta hic kaybetmeyen insanlar vardir. Yazik ki ne Turkiye'de ne de dunyanin kanla cizilmis herhangi bir sinirinin icindeki herhangi sirin bir yerinde asla boyle bir insan olamayacagim. Ne amentu gemisinde* kurek cekerim, ne de insanlara kopek gibi davranirim. Tabii muthis bir insanim demiyorum ama belli bir yerde durmak icin kurala, kanuna, ayete ihtiyac duymam.

Tam da boyle kaybetmeyenlerden, yikilmayanlardan bahsediyoruz madem, orneksiz gitmeyelim.

Sizin var mi boyle bildiginiz bir insan, gercekten hicbir gucun kendisini yikamadigi? Ben biliyorum. Adini da bu satirlara kocaman ve bold yazmazsam hakikaten icimde kalir: MELIH GOKCEK.

Biraz bu degerli sahsiyetten bahsedelim. Bahsedelim ama, once biyografisine bakalim:

20 Ekim 1948 Yılında Ankara Keçiören'de doğdu. Üç çocuklu bir ailenin en büyük çocuğuydu. Beş yaşına kadar Başkent Ankara'da ikamet etti. Babasının avukatlık mesleğini icra etmek istemesi üzerine aile Gaziantep'e taşındı. İlk, orta ve lise tahsilini Gaziantep'te yaptıktan sonra Gazi Üniversitesi Gazetecilik Yüksek Okulu'nu bitirdi. Parlamento muhabirliği ve gazete temsilciliği yaptı. Askerliğini yedek subay olarak Kıbrıs Güzelyurt'ta tamamladı. Askerlik dönüşü ticaret hayatına atıldı.

1984-1989 yılları arasında Keçiören Belediye Başkanlığı yaptı. 1989-1991 yılları arasında Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü'nü yürüttü. Refah Partisi'nden 1991 yılında Ankara Milletvekili olarak parlamentoya girdi.

1994 Yılı yerel seçimlerinde Milletvekili iken, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı'na aday oldu ve seçimi kazandı.

1999 Yılında ikinci kez aynı göreve seçildi ve Ankara tarihinde ilk kez iki dönem üst üste Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilen kişi oldu.

2004 yılında üçüncü kez yine aynı göreve seçildi ve Ankara tarihinde ilk kez üç dönem üst üste Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na seçilen kişi oldu. Evli ve iki çocuk sahibi olan GÖKÇEK'İN en büyük hobisi futbol oynamak ve fotoğrafçılıktır.


Tabii kendisi "2009 yilinda dorduncu kez yine ayni goreve secildi ve Ankara tarihinde ilk kez dort donem ust uste Buyuksehir Belediye Baskanligina secilen kisi oldu" diye eklemeyi unutmus bu gece. Sevincine, heyecanina veriyorum. Ben eklerim, bu da benim kiyagim olsun.

Siyasete 1984 yilinda basliyor Melih. Hukumetlere bakiyoruz o sira, kim varmis piyasada? I. Ozal donemi yasaniyormus. Kacinci hukumet? 45. hukumet. Su an kacinci hukumet doneminde Turkiye? Ben cevap vereyim 60. Hukumet. Yani kaba tabirle 15 tane hukumet eskitmis Melihcigim. Kimler yikilmamis bu gecen yillarda? Demireller mi, Yilmazlar mi, Cillerler mi, Ecevitler mi, ... Ama bu surec zarfinda Melih hic kaybetmemis. Hep kazanmis. Yaslandigi, yaninda durdugu kim varsa yikilmis, o yikilmamis.

Turk genclerinin ornek almasi gereken insan tam anlamiyla kendisiyken, artislere, mankenlere ve hatta gavurlara ozenen genclik iste o yuzden bu durumda. "Genclik, belki de yedi harfin bir araya gelip de olusturacagi en anlamli kelimedir" ama, yozlastirilan gencler bunu bir turlu anlamiyor.

ANAP'la baslayan kariyer, Refah Partisi ile devam ediyor. Sonra tamamen bir yanlislik sonucu Parti'nin kapatilmasiyla Fazilet Partisi'ne geciyor. Velhasili sonunda da AK Parti ile hak yolunu buluyor. Hizmet icin tutusuyor, o asil kan damarlara sigmiyor. Yahu bu adam gercekten de hep kimin kazanacagini nereden biliyor? Bilim insanlari bunu arastirsin. Feyz alalim.

Neyse, sulandirmadan devam edeyim. Melih Baskan, halki icin calisayim dedikce hep engel gormus. Hep kostek olmus insanlar. Su heykeller, su oteller, su yollar olsaymis fena mi olurmus? Elitist Laikler anlamamis ama kendisini. Vatan/memleket/din/insan asigi bu insani bir turlu anlamamislar............

1948 dogumlu diyorduk. O kadar yasamis ama, iki oglundan da genc gosteriyor. Derdin, kederin, insanlarin dustugu butun caresizliklerin muptelasi olan bu insana bu da CENABI HAKK'in bir mucizesi, bir hediyesi galiba.

Evet. Tekrar edelim: "2009 yilinda dorduncu kez yine ayni goreve secildi ve Ankara tarihinde ilk kez dort donem ust uste Buyuksehir Belediye Baskanligina secilen kisi oldu". Buradan anladik ki Ankara halkinin tek derdi Disneyland'mis. Artik kurunca Disneyland'i, atlikarincanin bir ucunda kendisi, bir ucunda da secmenleri oturur ve sonsuza dek mutlu yasarlar. Bize de onlarin mutlulugundan pay cikarmak duser. Secimlerden once "Son kez koyuyorum adayligimi, bundan sonraki donem aday olmayacagim" dedi, uzdu bizi ve sevenlerini ama, belli de olmaz.

Hah, iste hic kaybetmeyen, hic yikilmayan bir insan varsa dunyada, benim buna gosterebilecegim tek ornek Melih Baskan'dir. Gonul ister ki genclerimiz, cocuklarimiz, insanlarimiz, kendisinin hayat hikayesine bakar ve coooooook dersler cikarir.

20090321

Sevgili gunluk

Sevgili gunluk,

Bugun FriendFeed'de siyasi icerikli sandigim bir tartismaya katildim ve block yemem 5 dakika bile surmedi. Siyasi icerikli sandigim bir tartisma diyorum cunku gercekten de oyle sandim. Meger seymis; "bu doguyu komple bombalayacaksin abi", "yok yok once ellerindeki soplari gotlerine sokmamiz gerek", "hepsi orospu cocugu bunlarin ya" gibisinden bir seylermis.

Tabii yine atilma gerekcemiz 'PKK destekciligi'.

Yani cidden anlamiyorum sevgili gunluk. Siddet yanlisi olmamayi bu TSK'lilar PKK'lilik olarak goruyor, PKK'lilar da TSK'lilik olarak. Diyorum ki yok birbirinizden farkiniz, ayni kemiklesmis duygularla farkli acilardan bakiyorsunuz sadece birbirinize. Iki tarafta da istenmeyen adam oluyorum. Persona non-grata yani. Bu kelimeyi biliyorum.

Skorlarla yasayan insanlar, bana insanlik ogretiyor. "Bugun 13 lesimiz var ama 3 tane de sehit verdik" filan. Daha da verirsiniz guzelim. Zaten bi tek o ayakta tutuyor sizi. 8 cocuk olmemis, kacirilmisti da toz-duman etmistiniz ortaligi "PKK'li bunlar bilmemne" diye. Yoksa olseler cenazelerine gidip ben mi tasiyacaktim en onde o cocuklari bok yoluna goturen bayraginizi?

Ama cok da farkli degil yani. Yani bakis acisi. Siz hic duydunuz mu Dersim katliami diye bir sey? Atamiz bombalayarak bitirmisti oradaki isyani. Dunyanin ilk kadin savas pilotu diyerek gotunuze 3 bar hava bastiginiz Sabiha Gokcen hangi savasta kimi vurdu acaba, adini aniyoruz?

Atarsiniz bombanizi Guneydogu'ya, bundan sonra huzurlu uyursunuz. Herkes sizin gibi olacak, herkes sizin dusundugunuzu dusunecek. Farkli renk, farkli duygu, farkli dusuncenin cehennemin dibine kadar yolu var.

Empati ne? Elektronik market degil miydi ya?

Daha cooook bomba atarsiniz beybiler. O sussun, bu konusmasin, oburu dusunmesin, hassas zamanlar, ama yipratiyorsun, cirt ayse teyze.

Agalar, beyler, Istiklal Mahkemeleri ne tarafa duser?

20090318

Zibidiler

Genc Siviller'in mail listesindeyim bir suredir. Ne yapiyorlar, neler soyluyorlar filan okuyorum. Kimisine katiliyorum, kimisine "of arkadas yine mi ya" diyorum.. Gerci bir suru sey daha diyorumdur da, en guzelini az evvel dedim: "AHAHAHA GERIZEKALIYA BAK HELE" seklinde. Ne olmus, ne yazmislar da boyle sey etmisim, aktarayim:

Bugun 12.00 - 13.00 saatleri arasinda BANTTAN yayimlanan secim programinda acik acik darbe olsun diyen uc universite ogrencisinin roportajini ekranlarina getiren NTV'yi RTUK'e sikayet edelim. 444 1 178
Gercekten bu bir vatandaslik gorevidir.
NTV icinde darbe heveslileri var.
Darbeyi ovmek bir suctur.
Bu uc zibidinin konusmalarini sansursuz yayimlamak da suctur.
NTV'nin telefonuna ulasmak isteyenler: 0 212 335 00 00


Adini vermeyecegim bir 'zibidi' bunu yazmis.

Simdi super demokrat, uber dusunce ozgurlugu taraftari genc arkadasim, ben sana soyle soyleyeyim: Insanlarin ne dusundugunu yayimlamak bir kere suc degildir, dusunce ozgurlugunden ve ifade ozgurlugunden bahsediyorsak. Ikinci olarak, RUTK dedigin kurum zaten itin, serefsizin, yavsagin onde gideni. Yani isine gelince her gotun altina yatabilirsin sen, buradan bunu anliyorum. Zorbadan yardim istemek iyiymis. Ucuncu olarak da, darbe heveslisi olmak, bunu ifade etmek filan da suc degildir. Uygulamak suctur. Senin harika dunya anlayisinin ve harika adalet anlayisinin icinde olay bunun tersiyse, bilemeyecegim.

Tabii, bana kalsa "lan darbe olsun ya" diyen adam bir gerizekalidir da, ayni sekilde onun bu dusuncesini kuvvet ile susturmaya calisan da oyledir. Kalkip anlatirsin niye olmamasi gerektigini, neden yanlis dusundugunu, eksik noktalari, dunya super bir yer olur o zaman.

Ha olaya gelirsek, NTV'nin secim bilmemnesi bir otobuste geziyor. 3 tane universite ogrencisi de cidden, asker gelsin baska yolu yok filan diyor.

Sizi okutan hocalari sikeyim. Gercekten de ben maldan, davardan kurtulamiyorum. Zibidiler sizi. Hepinize diyorum.

20090317

Gercek din

Hepinizi bildigi gibi, dunya uzerinde bir suru ama bir suru din var. Insanlar dogduklari cografyaya, yasadiklari topluma, ailelerine bagli kalarak bunlardan birini seciyor ve dogru olduguna inaniyor, ondan sonraki tum islerini de ona uygun olarak ifa ediyor.

Tabii ortada bu kadar din varken, bir suru de sacma sapan tanri oluyor. Isler karisiyor, kafalar karisiyor. Hangisi gercek, hangisi degil bilemiyorsunuz. Birini secsen mesela, bu dogru desen, is bununla bitmiyor. Ya diger 798 tanridan birisi dogruysa aslinda?

Bugun insanlarin cogu Evrim denen sacmaliga inanacagina, dogru yolu bulmus ve Flying Sphagetti Monster denen tanriya ulasmis durumda. Yani Pastafarianism. Peki ama FSM'in gercek olduguna nasil inaniyor bu insanlar? Hristiyanliktan, muslumanliktan, musevilikten ve budizmden daha cok inanani var diye, FSM dininin dogru oldugunu kabul edecek miyiz? Yani sadece 'cogunluk' mu olacak secme kriterimiz? Tabii ki hayir.

Bir tostun ustunde, arilarin peteginde, baliklarin, domatesin, vb'nin icinde FSM figurleri gorduk diye, FSM gercektir mi diyecegiz?

Hayir.

Sizi dunyadaki tek gercek dinle tanistirmak icin yanip tutusuyorum: Discordianism.

Discordianism, 'Malaclypse the Younger' ve 'Lord Omar Khayyam Ravendust' tarafindan bize indirilmis en gercek dindir. Eris'e sukurler olsun. Kutsal kitabi Principia Discordia olan bu din, en kutsal, en gercek dindir.

Ne kadar 'kutsal' oldugunu anlayabilmeniz acisindan, icinden soyle bir ayet alayim:

When I get to the bottom I go back to the top
of the slide where I stop and I turn and I go
for a ride, then I get to the bottom and I see
you again! Helter Skelter!
-John Lennon


Simdi, FSM'a inanan milyarcarca insana soruyorum: Hangisi gercek? Hristiyan, musluman, musevi ya da budist arkadaslari zaten es geciyorum. Onlar tamamen yanlis yoldalar. Kandirilmislar.. Tabii 'Sosyal inanclilar' denen kitleyi hicbir sekilde kaale almadigimi belirtmekten de kivanc duyuyorum bu arada. Siz, hicbir sekilde muhattabim degilsiniz. Takilin sularinizda.

Ben dinimi tanitmaya devam edeyim. Bircok dinde oldugu gibi bir takvimi var. Ki, butun islerimi bu takvim uzerinden yapiyorum artik. Siz kandirilmislar, anlayamazsiniz.

5 Emir:

-Tanrica'dan baska tanrica yoktur ve O sizin tanricanizdir. Erisyan hareketten baska erisyan hareket yoktur ve o sizin erisyan hareketinizdir. Ve her altin elma birligi, bir altin kurdun sevgili evidir.
-Bir discordian her zaman resmi doscordian numaralandirma sistemini kullanmak zorundadir.
-Bir discordian, aydinlanmasinin erken doneminde tek basina gidip, bir cuma gunu, nese icinde sosisli yemelidir. Bu adama turu, gunumuzun populer batil inanclarina itiraz icindir: roma Katolik Hristiyanligi (Cuma gunu et yenmez), Musevilik (domuz eti yenmez), Hindu dini (sigir eti yenmez, Budizm (hayvan eti yenmez) ve Discordianism (sosisli sandvic ekmegi yenmez)
-Bir discordian, sosisli sandvic ekmegi yememelidir cunku orijinal asagilanmayi gordugunde, Tanrica'nin tesellisi olmustur.
-Bir discordian'in okuduguna inanmasi yasaktir.

Simdi lutfen, durup bir dusunun. Sizi bir 'inanan' olarak gercek dine davet ettigimi gozden kacirmayin. Huzuru bulun. Icinizdeki boslugu doldurun. Ait oldugunuz tanriya yakisir insanlar olun.

20090316

Tanri yok olursa?

Bir sabah uyandiniz ve Tanri yok oldu? Ne yapacaksiniz? Kalbinizdeki o derin bosluk ve hayatin anlamsizligi, sizi olume suruklemeyecek mi? Umut yok, anlam yok, amac yok.. Ateistlerin bugun icinde bulundugu durum budur.

Bir sabah uyandiniz ve Tanri yok oldu? Afrika'daki hastalara doktor ve ilac goturen misyonerler, Deniz Fenerleri, insani yardim kuruluslari falan da yok olacak birden, yanlis miyim? Cunku Tanri'nin olmadigi bir dunyada, yardima muhtac olan insanlara yardim etmenin hicbir tutar yani yok. Hepsini bir kenara birakiriz, geberip giderler. Ahiret diye bir sey yoksa yani, hicbir anlami yok ki bunun.

Bir sabah uyandiniz ve Tanri yok oldu? Kimse sizi dinlemiyorsa dua etmenin ne anlami var? Hayattaki tek gercek basari "cok calismak" ve "sans" denen iki manasiz, iki aptal seyin ustune kurulu olur. Kayip cocuklarin da eve geri donmesini filan unutun gitsin. Dualar olmadiktan sonra, ancak olulerini bulabilirsiniz.

Bir sabah uyandiniz ve Tanri yok oldu? Butun dini bayramlar filan da tabii o zaman. O yemeklerin eski tadi kalir mi? Hem yasli insanlari mesgul edecek ne kalir ki?

Bir sabah uyandiniz ve Tanri yok oldu? Dogal felaketler dunyayi tamamiyle "rastgele" vurmaya baslar o zaman. 7.4'ler yetmez mesela. Ne bileyim, dindar insanlari da vurur yani o zaman. Duanin, ilahi adaletin verdigi mesajin simdiki gibi hicbir etkisi ve yardimi olamaz. Ama simdi oyle mi?

Bir sabah uyandiniz ve Tanri yok oldu? Hayattan alinan ufak zevkler falan da kaybolur o zaman. Gunesin batisi anlamsizlasir. Bir bebegin gulusu size mucizevi ve tatli bir seymis gibi gelmekten cok, anlamsiz ve rahatsiz edici bir sesler butunu haline gelir. Kucuk tatli bir kopek, artik sadece kucuk ve tatli bir kopek degildir, istediginiz zaman seks yapabileceginiz sicak bir objedir.

Bir sabah uyandiniz ve Tanri yok oldu? Toplum aniden bir cokus ve ayrisma icine girdi. Butun ahlak ve degerlerimiz Tanri'dan gelmiyor mu? Yasalarimiz? Park yasaklari, hiz sinirlari, uyusturucu yasagi, ... Ben mesela 'yanlis' hakkindaki butun goruslerimi ve dusuncelerimi kaybederdim. Birden kudurup insanlari oldurmeye ve onlari yemeye baslardim. Cunku beni tum bu kotu seyleri yapmaktan alikoyan tek sey Tanri inanci ve onun yasaklari.

Bir sabah uyandiniz ve Tanri yok oldu? Hepimiz nefessiz kalip oluruz o zaman. Cunku aldigimiz her nefes, bize O'ndan gelen bir hediye. Bir sabah uyandiginizda Tanri yok olsa, gercekten de kainatta 'guzel' diye adlandirdigimiz ne varsa, bir bebegin gulusunden nefes almaya kadar, bizi birbirimizin cesetlerine tecavuz etmekten alikoyan Tanri kelamlari da bir anda yok olur.

Tanri'nin yok olmasina musade etmeyin!

St. Edward Current

20090314

Beta kalkinma sureci

Bunlari biliyor muydunuz?

Evrimden Allah gibi korkan turlere Ara Turkler dendigini?