20090329

Yikilmayan adam

Su hayatta hic kaybetmeyen insanlar vardir. Yazik ki ne Turkiye'de ne de dunyanin kanla cizilmis herhangi bir sinirinin icindeki herhangi sirin bir yerinde asla boyle bir insan olamayacagim. Ne amentu gemisinde* kurek cekerim, ne de insanlara kopek gibi davranirim. Tabii muthis bir insanim demiyorum ama belli bir yerde durmak icin kurala, kanuna, ayete ihtiyac duymam.

Tam da boyle kaybetmeyenlerden, yikilmayanlardan bahsediyoruz madem, orneksiz gitmeyelim.

Sizin var mi boyle bildiginiz bir insan, gercekten hicbir gucun kendisini yikamadigi? Ben biliyorum. Adini da bu satirlara kocaman ve bold yazmazsam hakikaten icimde kalir: MELIH GOKCEK.

Biraz bu degerli sahsiyetten bahsedelim. Bahsedelim ama, once biyografisine bakalim:

20 Ekim 1948 Yılında Ankara Keçiören'de doğdu. Üç çocuklu bir ailenin en büyük çocuğuydu. Beş yaşına kadar Başkent Ankara'da ikamet etti. Babasının avukatlık mesleğini icra etmek istemesi üzerine aile Gaziantep'e taşındı. İlk, orta ve lise tahsilini Gaziantep'te yaptıktan sonra Gazi Üniversitesi Gazetecilik Yüksek Okulu'nu bitirdi. Parlamento muhabirliği ve gazete temsilciliği yaptı. Askerliğini yedek subay olarak Kıbrıs Güzelyurt'ta tamamladı. Askerlik dönüşü ticaret hayatına atıldı.

1984-1989 yılları arasında Keçiören Belediye Başkanlığı yaptı. 1989-1991 yılları arasında Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü'nü yürüttü. Refah Partisi'nden 1991 yılında Ankara Milletvekili olarak parlamentoya girdi.

1994 Yılı yerel seçimlerinde Milletvekili iken, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı'na aday oldu ve seçimi kazandı.

1999 Yılında ikinci kez aynı göreve seçildi ve Ankara tarihinde ilk kez iki dönem üst üste Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilen kişi oldu.

2004 yılında üçüncü kez yine aynı göreve seçildi ve Ankara tarihinde ilk kez üç dönem üst üste Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na seçilen kişi oldu. Evli ve iki çocuk sahibi olan GÖKÇEK'İN en büyük hobisi futbol oynamak ve fotoğrafçılıktır.


Tabii kendisi "2009 yilinda dorduncu kez yine ayni goreve secildi ve Ankara tarihinde ilk kez dort donem ust uste Buyuksehir Belediye Baskanligina secilen kisi oldu" diye eklemeyi unutmus bu gece. Sevincine, heyecanina veriyorum. Ben eklerim, bu da benim kiyagim olsun.

Siyasete 1984 yilinda basliyor Melih. Hukumetlere bakiyoruz o sira, kim varmis piyasada? I. Ozal donemi yasaniyormus. Kacinci hukumet? 45. hukumet. Su an kacinci hukumet doneminde Turkiye? Ben cevap vereyim 60. Hukumet. Yani kaba tabirle 15 tane hukumet eskitmis Melihcigim. Kimler yikilmamis bu gecen yillarda? Demireller mi, Yilmazlar mi, Cillerler mi, Ecevitler mi, ... Ama bu surec zarfinda Melih hic kaybetmemis. Hep kazanmis. Yaslandigi, yaninda durdugu kim varsa yikilmis, o yikilmamis.

Turk genclerinin ornek almasi gereken insan tam anlamiyla kendisiyken, artislere, mankenlere ve hatta gavurlara ozenen genclik iste o yuzden bu durumda. "Genclik, belki de yedi harfin bir araya gelip de olusturacagi en anlamli kelimedir" ama, yozlastirilan gencler bunu bir turlu anlamiyor.

ANAP'la baslayan kariyer, Refah Partisi ile devam ediyor. Sonra tamamen bir yanlislik sonucu Parti'nin kapatilmasiyla Fazilet Partisi'ne geciyor. Velhasili sonunda da AK Parti ile hak yolunu buluyor. Hizmet icin tutusuyor, o asil kan damarlara sigmiyor. Yahu bu adam gercekten de hep kimin kazanacagini nereden biliyor? Bilim insanlari bunu arastirsin. Feyz alalim.

Neyse, sulandirmadan devam edeyim. Melih Baskan, halki icin calisayim dedikce hep engel gormus. Hep kostek olmus insanlar. Su heykeller, su oteller, su yollar olsaymis fena mi olurmus? Elitist Laikler anlamamis ama kendisini. Vatan/memleket/din/insan asigi bu insani bir turlu anlamamislar............

1948 dogumlu diyorduk. O kadar yasamis ama, iki oglundan da genc gosteriyor. Derdin, kederin, insanlarin dustugu butun caresizliklerin muptelasi olan bu insana bu da CENABI HAKK'in bir mucizesi, bir hediyesi galiba.

Evet. Tekrar edelim: "2009 yilinda dorduncu kez yine ayni goreve secildi ve Ankara tarihinde ilk kez dort donem ust uste Buyuksehir Belediye Baskanligina secilen kisi oldu". Buradan anladik ki Ankara halkinin tek derdi Disneyland'mis. Artik kurunca Disneyland'i, atlikarincanin bir ucunda kendisi, bir ucunda da secmenleri oturur ve sonsuza dek mutlu yasarlar. Bize de onlarin mutlulugundan pay cikarmak duser. Secimlerden once "Son kez koyuyorum adayligimi, bundan sonraki donem aday olmayacagim" dedi, uzdu bizi ve sevenlerini ama, belli de olmaz.

Hah, iste hic kaybetmeyen, hic yikilmayan bir insan varsa dunyada, benim buna gosterebilecegim tek ornek Melih Baskan'dir. Gonul ister ki genclerimiz, cocuklarimiz, insanlarimiz, kendisinin hayat hikayesine bakar ve coooooook dersler cikarir.