Biliyorsunuz, geçen gün liseli birkaç çocuk kanlarını akıtarak bayrak yaptı ve bunu Genelkurmay Başkanına gönderdi. Bunu gören Büyükanıt da koyverdi gözyaşını.
Bu, bundan sonrakiler için de içinde mesajlar olan bir genelkurmay gözyaşıydı.
Türkiye'deki en güvenilir kurum olan ordumuzun başı, dağlar pehlivanı Büyükanıt'ı ağlatmak... O ki teröre, teröriste, siyasetçiye korku veren.. Ne büyük iş...
Bundan sonra insanlar nerelerinden kan akıtıp bayrak yapacak yaşayarak göreceğiz. Ülkenin gitgide açık hava akıl hastanesine döndüğünü biliyorduk ama militarizm denen şeyin bu raddeye geldiğini bilemiyorduk cidden biz de.
Bir de basında bunu öven arkadaşlar var ki.. Ahlak denen şeyi öğretmeye kalkacak kadar ahlaksız değiliz çok şükür.
Kan davası gibi gösterilen bu oyun, sonunda bunu da yaptırdı. Ben çıkıp bağırmıyorum televizyonlarda "Kanları yerde kalmayacak!", "Tarifsiz acılar yaşatacağız!" diye. Üstelik ülkenin doğusu gerçekten de kan davası denen şeyle hala çalkalanıp duruyorken..
Bu arada bu delikanlılar Türk bayrağının beyazını nasıl elde etti? Beni düşündüren soru da bu.





0 comments:
Post a Comment